Persona dediğimiz şey tiyatro oyuncularının oyunlara kılık değiştirmek için kullandıkları maskelerdir ve her insanın da aslında en az birkaç maskesi vardır. Bireyin denge halinde olabilmesi için toplum tarafından kabul görmesi aynı zamanda da merkez benliğini kaybetmemesi gerekir. Bu durumda personanın işlevsiz olması bireyin toplum tarafından uyumsuz ve garip olarak nitelendirilmesine, kişinin ötekileştirimesine yol açar.
Yani aslında hepimiz personalar yaratmak zorundayız ve hepimiz aslında birer oyuncuyuz. Bu yazıyı yazan Ben farklı bir persona yaratıyor, evlat olarak Ben ayrı bir persona, abla/abi olarak farklı bir persona, yakın arkadaşıma karşı farklı bir persona. Peki hangisi biziz? Hepsi!
Bu yazıyı okurken geçirdiğiniz tüm bir haftayı, belki tüm bir ömrü düşünüp takındığımız tüm personalarımıza odaklanalım. Gerçekten doğru maskeyi doğru sahnede mi taktık?

Zehra Işık Duran için bir cevap yazın Cevabı iptal et