Kıskançlık feci bir şeydir, herkesin kişiliğini bozar.
– Oscar Wilde, Mutlu Prens
Öncelikle kıskançlık birden farklı şekilde kendini gösterebilir. Kıskanan kişide hüzün, moral bozukluğu, depresiflik gibi; bunun dışında öfke, sinir krizleri şeklinde de ortaya çıkabilmekle kıskanılan kişiyle kurulacak doğru iletişim ile sakince de çözülebilecek bir durumdur. Kıskançlık güven eksikliğinden (kıskanılan kişi ya da kıskançlığın kaynağı olan kişiye) oluşabileceği gibi hayatımıza aldığımız kişiyi aşırı sahiplendiğimiz için de kıskanabiliriz.
Duygusal partnerimizi, annemizi, kardeşimizi, arkadaşlarımızı ve daha nice hayatımızda önemli yer edindiğine inandığımız, o kişilerin diğer insanlardan asıl farkı olan bizim için aşırı değerli oluşları kıskançlık duygumuzun onlar için kabarmasına sebep olabilir. Bu noktada kıskanmak ile kısıtlamak arasındaki farkı iyi algılamamız gerekebilir.
Kıskanmak ilişkiyi güzelleştirebilecekken, kısıtlamak o ilişkinin toksik hale gelmesine ve en nihayetinde bitmesine yol açabilir. Bu yazıyı okurken geçirdiğiniz tüm bir haftayı, belki tüm bir ömrü düşünüp kıskanç hissettiğiniz anlara odaklanın. Peki gerçekten kıskandınız mı yoksa karşınızdakini kısıtladınız mı?

Elif için bir cevap yazın Cevabı iptal et