iyi niyet ve yetersizleştiren ebeveynler

Epeydir atasözlerinin, deyimlerin ve halk arasında yaygın bir biçimde kullanılan deyişlerin insan davranışları üzerindeki etkisini merak ediyor ve bu konuda düşünüyordum. Bu düşünme süreci beni rüzgarda savrulan yaprak misali konudan konuya savurdu ki hala da savrulmaya devam ediyorum ancak bazı şeyler biraz daha zihnimde netleşti gibi. Çok sevdiğim bir söz; “Cehennemin yolların iyi niyet taşlarıyla döşelidir.”  Konuya atasözlerinden giriş yaptım ama konumuz atasözleri değil. Bugün, bizlere iyi niyetle yapılan ama sonucunda bizlere yaralar açan bazı davranışlardan bahsedeceğim. 

Alternatif bir senaryo kuralım istiyorum. Okul hayatımızın ilk yılları. Dersler bizim için zorlayıcı ama derslerden daha zorlayıcı olan ebeveynlerimizin beklentileri. O yüzden farkında değiliz ama o derse çalışmak aslında yalnızca derse çalışmak değil, beklentiyi karşılamaya da çalışmak. Peki buradaki problem ne? Düşünelim. Bir süre sonra sevilmek için sürekli bir beklentiyi karşılamak zorunda hisseden, ne kadar başarılı olursa olsun yetersizlikten başka hiçbir duygu hissetmeyen insanlar haline dönüşmemiz muhtemel. 

Sevgili okurlar, şimdi sizden bu yazıyı okurken geçirdiğiniz tüm bir haftayı, belki tüm bir ömrü düşünmenizi istiyorum. Sizin cehenneminize giden iyi niyet taşlarını kim döşedi? 

Yorum bırakın