Rüyalar ve Bilinçdışı

Rüyalar biliçdışının kral yoludur demiş Freud. Burada ne demeye çalışmış? Freud, id ego ve süperego kavramlarına değinmiştir. Biz günlük yaşantımızda bilinçli yanımızla hareket etmeye özen gösteririz. Bilinçdışını baskılamaya, onu biraz olsun dizginlemeye çalışırız. Ama bilinçdışı ısrarla bilince gelmeye çalışır. Bunu bazen de başarır. Bilinçdışı kendisini günlük yaşantımızda dil sürçmeleriyle efendime söyleyeyim yaptığımız esprilerle gösterir. Acaba uyuduğumuz zaman bu işler nasıl yürüyor? Freud uykuda bilincin baskısını azalttığını ve bilinçdışının kendisini biraz biraz gün yüzüne çıkarttığından bahseder. Ailemizle olan problemlerimiz, günlük yaşam streslerimiz, baskıladığımız şeyler belki de rüyalarımızda bizimle beraber ama bunun farkında bile değiliz. Her rüya bilinçdışını yansıtıyor diyemiyoruz tabii ki. Uyurken dış çevrenin etkileri de rüyalarımızı şekillendiriyor. Örneğin ayağımız yatağın en ucundaysa uçurumdan düşüyor gibi olabiliriz, çok sıcak bir yerde uyuyorsak rüyamızda cehennemde yanabiliriz. Rüyalarımızı yorumlama şansımız var mı acaba diye soracak olursanız bence var. Ama bunu yapmak için iyi bir psikanaliste ve içgörüye sahip olmamız gerektiğini düşünüyorum. Google’da arattığımız rüya yorumlarına benzemiyor tabii ki bu yorumlamalar. Daha içten daha bizden. Peki sizin rüyalarınız size ne söylemek istiyor bunu düşündünüz mü?

Yorum bırakın